Çocuklarla Konuşmadan Önce
- Adım: Eğitimci olarak sizin iyilik haliniz
Bu tür şiddet olayları sadece çocukları ve bakım verenleri değil, eğitimcileri de etkiler. Sizin de endişe, üzüntü, öfke, çaresizlik gibi duygular hissetmeniz, geçmiş olumsuz deneyimlerinizi hatırlamanız, belirsizlikle zorlanmanız doğal ve insanidir. Öte yandan çocuklar, yaşanan olayın zorluğunu gören, kabul eden, ulaşılabilir, konuşulabilir, sakin, tutarlı destek sunan eğitimcilere ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle çocuklarla konuşmadan önce kendi duygularınızı fark etmeye ve mümkün olduğunca sakinleşmeye çalışmanız, çocuklara daha iyi destek olmanıza yardımcı olur.
Bu tür durumlarda, eğitimcilerin yoğun duygular nedeniyle sınıf içinde zorlandığı anlar olabilir. Bu zorlanmalar, aşağıdaki örneklerde olduğu gibi farklı tepkiler şeklinde ortaya çıkabilir:
| Her soruya ve yoruma hızlıca bir açıklama getirmeye çalışmak | Konuyu geçiştiren cümleler kurmak, konuyu değiştirmek | Ayrımcılığı pekiştiren düşünce ve davranışları görmezden gelmek ya da müdahale etmekte zorlanmak |
| Güçlü, dayanıklı olmayı duyguları ifade etmemek olarak yorumlamak | Yoğun duygularını filtresiz ve sınırsızca çocuklara göstermek, ifade etmek | Hiç etkilenmemiş ya da olanları önemsemiyor gibi davranmak |
| Daha tetikte olmak, hızlı konuşmak, çabuk sinirlenmek, sınıfı ve çocukları aşırı kontrol etme ihtiyacı hissetmek | Göz teması kuramamak, dalıp gitmek gibi geri çekilme davranışları göstermek | Kendi hissettiklerini, zorluklarla baş etme yöntemlerini tek “doğru” olarak tanımlamak |
| Çocukların kendisine benzer tepkileri vermelerini beklemek, bilinçli/bilinçsiz zorlamak | Daha kuralcı, denetleyici, kısıtlayıcı davranmak | “Bugünlerde herkes ne isterse yapsın.” gibi sınırları fazlaca gevşetmek |
Bu tepkiler, zorlayıcı durumlar karşısında anlaşılabilir ve insani tepkilerdir. Bunları fark etmek, ihtiyaç duyduğunuzda destek aramayı ve kendinize daha şefkatli yaklaşmayı kolaylaştırabilir. Daha baş edebilir hissetmek için, Basic PH modelinden (bkz. Zor Durumlarla Baş Etme Becerileri) yararlanabilir, sakinleşmenize destek olabilecek yöntemleri kullanabilirsiniz.
- Adım: Eğitimci olarak kapsayıcılığınız
Çocuklarla konuşmaya başlamadan, konuyla ilgili kendi bakış açınızı gözden geçirmeniz oldukça önemlidir. Bu öz-değerlendirme sınıf içinde vereceğiniz sözlü, sözsüz tüm mesajların daha duyarlı, şefkatli, kapsayıcı olmasını sağlayabilir.
- Çocuk hakların merkeze alarak düşüncelerinizi tekrar gözden geçirebilir, bu hakların “iyi-kötü-normal-anormal” gibi kalıplarla tanımlanan çocuklar dahil, her bir çocuk için geçerli olduğunu kendinize hatırlatabilir, tüm çocukların korunma hakkı olduğunu aklınızda tutabilirsiniz.
- Var olan önyargılarınızı fark etmeye çalışmak, genelleyici, damgalayan, düşmanlık, nefret, şiddet barındıran söylemlerden uzaklaşmanızı kolaylaştırabilir. Cinsiyet, köken, dış görünüş, yaşam tarzı ya da kişilik özellikleri üzerinden hedef göstermeyi, şiddeti bilerek, bilmeyerek tekrar üretme ihtimalini azaltabilir.
- Şiddetin tanımı, yapısal, sistemsel, toplumsal boyutları, nasıl önlenebileceği gibi konular üzerine düşünmek, bilgi tazelemek, araştırma yapmak işlevseldir. Bütüncül (birçok etkeni dikkate alan) bir bakış açısı benimsemek anlamlıdır. Böylece tek neden, tek sonuç, tek doğru gibi eksik, sihirli ilişkiler kurmak, tek bir suçluyu hedefe koymak gibi tuzaklara düşmek yerine daha kapsamlı düşünebilirsiniz.
- Farklı duyguları özellikle günlük yaşamda daha az hissettiğiniz, size çok da tanıdık gelmeyen duyguları da anlamaya çalışmak etkili olabilir. Duyguları iyi, kötü, doğru, yanlış, sağlıklı, sağlıksız gibi kalıplar içinde tanımlamak yerine tüm duyguların bir işlevi olduğunu, geçiciliğini, herkesin bu duygularla farklı şekillerde baş edebileceğini kendinize hatırlatabilirsiniz.
- İşlevsel/üretken bir umut geliştirebilirsiniz. Umut üzerine (bkz. Umut Üzerine) düşünmek, bu yaşananlara ve geleceğe bir anlam verebilmeniz, yarın yeniden başlayabilme gücünü içinizde bulabilmeniz ve çocuklara bunu aktarabilmeniz için değerlidir. Umut, “iyi düşün, iyi olsun” demekten, içi boş dileklerden, mevcut durumdan kopuk beklentilerden daha fazlası olduğunda, gerçekçi ve anlamlı amaçlar belirleyebilmeyi, aktif bir çabayı, birlikte çözüm üreten bir eylemi sağladığında işlevsel olabilir.
- Adım: Hep birlikte tutarlı yaklaşım
Çocuklarla iletişim kurmadan önce zihinsel ve duygusal hazırlığın bir diğer boyutu, okul olarak birlikte ortak bir çerçeve, yaklaşım ve dil belirlemektir. Hali hazırda hazırlanmış belgeler varsa inceleyebilir, meslektaşlarınızla konuşabilir, psikolojik danışmanlardan destek alabilir, dikkat edebileceğiniz noktalar üzerine fikir alışverişi yapabilirsiniz.
Özellikle zorlayıcı olaylar sonrasında hiçbir çocuğun dışarıda bırakılmaması, farklı duyguların, düşüncelerin, isteklerin bir arada bulunabildiği, duygusal güvenliği önceleyen, umutlu, esnek ve tutarlı bir okul/sınıf ortamı yaratılması iyileştiricidir. Bazı çocuklar konuşmak isterken, bazıları sessiz kalmak isteyebilir, bazı çocuklar şakalaşarak, mizahla kendilerini ifade edebilirler. Bazı çocuklar 23 Nisan’ı kutlamak isterken, bazıları kararsız olabilir, isteksiz davranabilir. Eğitimcinin rolü farklı duygulara, ihtiyaçlara, baş etme yollarına açık davranmak, rutine davet ederken zorlamamak, seçim sunmak, tüm çocukların kendine uygun ve tutarlı desteğe erişim sağlayabileceğinden emin olmaktır.
Benzer şekilde, bakım verenlerle kurulacak iletişimde de tutarlı davranmak gerekir. Endişe, öfke gibi duygularının görülmesi, varsa sorularının sakin, açık, dürüst bir şekilde cevaplanması, destekleyici bir yaklaşım benimsenmesi önerilir. Okul olarak bu konuda yapabileceklerinizi, sunduğunuz destekleri bilmeniz, iletişim sırasında size kolaylık sağlayabilir. Bu süreçte, eğitimcilerin de bakım verenlere karşı zorlayıcı duygular yaşayabileceğini fark etmek önemlidir. Bu duygular, iletişimi zaman zaman zorlaştırabilir. Bununla birlikte, yaşananları tek bir nedene ya da gruba bağlamadan ele almak ve iletişimi açık tutmaya çalışmak, iş birliğini güçlendirmeye yardımcı olabilir.
Çocuklarla Konuşurken
Böyle olaylar sonrası en temel ilke herkesi dahil eden, koruyan ve ihtiyacına uygun desteği sunan bir sınıf, okul ortamı yaratmaktır. Bu nedenle bir çerçeve içinde, belirli adımlarla ilerlemek gerekir.
- Konuşma öncesi kuralları ve çerçeveyi belirlemek güven verir.
Konunun ne düzeyde, nasıl konuşulacağını belirlemek herkes için güvenli bir yoldur. Pazartesi günü, güne hiçbir şey olmamış gibi başlamak yerine çocukların yaşanan saldırıları sınıfta, tanıdıkları, bildikleri bir ortamda ele almalarını destekleyebilirsiniz.
Örneğin, “Bugünlerde hepimizi etkileyen, üzücü olaylar hakkında sizinle biraz konuşmak istiyorum. Önce kurallarımızı hatırlayalım. Bu konuyu konuşurken hepimizin söz alarak konuşması, birbirini yargılamadan, etiketlemeden, dikkatlice dinlemesi, herkesin düşüncelerine, duygularına değer vermesi kuralını uygulayalım.” diyerek genel sınıf kurallarını hatırlatmak işlevsel olabilir.
Okulöncesi dönemdeki çocuklarla bu konuyu ele alırken konuşmaya “Hafta sonunuz nasıl geçti? Anlatmak istediğiniz bir şeyler var mı?” diye sorarak başlayabilirsiniz. Onların olaylardan etkilenme ve konuşma ihtiyaçlarını verdikleri cevaplara ve oyunlardaki davranışlarına göre değerlendirebilir ve onlarla iletişiminizi buna göre düzenleyebilirsiniz.
- Çocukları dinlemek sınıfı bütüncül olarak görmenizi kolaylaştırır.
Çocukların konuyla ilgili bilgi düzeyleri farklılık gösterebilir; bazıları çok haberdar, bazıları sadece duymuş, bazıları henüz duymamış olabilir, bazıları hemen konuşmak, bazıları susup dinlemek ister. Hemen sizin açıklama yapmaya başlamanız yerine konunun bağlamını belirterek, çocukların neyi, ne kadar bildiğini anlamaya çalışan kısa sorular sorabilir, ihtiyaçları gözlemleyerek ilerleyebilirsiniz.
Örneğin, “Birkaç dakika bahsettiğim yaşanan üzücü olaylar hakkında konuşalım. Söz almak isteyen, konuşmak isteyen var mı? Herkes istediği şekilde, ihtiyaç duyduğu kadar konuşabilir.” diyerek onları dinlemeye başlayabilirsiniz. Konuşma sırasında çocuklar “O çocuk zaten deliymiş, sorunluymuş, ailesi kötüymüş, böyle çocukları asalım, keselim, okuldan atalım.” gibi etiketleyici, ayrımcılık ve nefret söylemi içeren ifadeler kullanırlarsa “Bu olaylar hakkında öfkelenmek, üzülmek, korkmak, çok doğal. Hepimizin güvende hissetme hakkı var. Güvende hissetmek için nelere ihtiyacımız olduğunu birlikte düşünebiliriz. Güvende hissetmek için ne olduğunu, neden olduğunu anlamak önemlidir. Bunun için de daha geniş açıdan bakmalıyız sanki. Bir davranışın birçok nedeni olabilir ve buna bağlı olarak farklı çözümleri de olabilir. Örneğin şiddet nedir, nasıl başlar, biz nasıl önlem alabiliriz sorularının cevaplarını birlikte düşünebiliriz.” gibi müdahalelerde bulunmanız önemlidir.
- Bağlam içinde kalmak ve ihtiyaç odaklı düşünmek yararlıdır.
Olayla ilgili açıklama yapmanız gereken durumlarda, olabildiğince kısa, net olmanız önemlidir. Olayın ayrıntılarını konuşmak, kulaktan dolma bilgileri tartışmaya açmak, haber, görüntü gibi paylaşımları tekrar dolaşıma sokmak yerine çocukların ne hissettiğine, ne düşündüğüne, nelere ihtiyaç duyduğuna odaklanmak, konuşma sırasında da bu çerçeveyi çocuklara sunmak zihinsel açıdan toparlayıcı olabilir. Bu sohbet sırasında, duygularda çok derinleşmemeye, çok açıcı, tetikleyici sorular sormamaya dikkat etmek gerekir.
Örneğin, “İsterseniz olayın ne olduğundan çok senin/sizin ne hissettiğinizi, şu an kendiniz, sınıf ve okul için neler yapabileceğinizi konuşalım. Bu işimize daha çok yarar.” diyebilirsiniz.
- Farklı ihtiyaçları şefkatle, dikkatle kapsamak destek ve koruma sağlar.
Çocukların bu tür durumlarda, farklı duygular hissetmeleri, bu duyguların gün içinde dahi sık sık değişmesi doğaldır. Kulağınıza ne kadar ağır, zorlayıcı gelse de, çocukların o an var olan duygularını değiştirmeden, yargılamadan, yanlışlamadan, hafife almadan kabul etmeniz, bu sürecin en belirleyici anları olur. Hayat dersi, akıl, öğüt vermekten uzak durmanız önemlidir. Sakin, iyi bir dinleyici olmaya çalışmak, paylaşımlar için teşekkür etmek, birlikte konuşmanın size de iyi geldiğini ifade etmek, ihtiyaç olduğunda her zaman konuşabileceğinizi hatırlatmak, özetle çocuğun duygusunu kontrol etmeye çalışmak yerine ilişki kurmak, duygusal bağın, temasın devamlılığını sağlamak daha faydalı olur.
Örneğin, herkesi dinleyerek, dikkate alarak “Böyle durumlarda hepimiz farklı hissedebilir, farklı düşünebiliriz. Bu çok doğaldır, buna saygı göstermeliyiz. Hepimizin güvende olmaya ve anlaşılmaya hakkı var. Bu konuşmayı da bunun için yapıyoruz zaten.” diyebilirsiniz.
- Güvenlik hissini “şimdi ve burada” ele almak, gerçekçi, dürüst bir ilişki kurmanızı sağlar.
Ani, beklenmeyen, acı verici olaylar karşısında hepimizin güvenlik hissi zedelenir, çocukların da fiziksel ve duygusal olarak güvende hissetme ihtiyaçları artar. Güvenlik hissi, öncelikle “şimdi-burada” tesis edilir. Diyelim ki sınıfta aniden yere bir şeyler düştü, çok yüksek bir ses çıktı, ödünüz koptu. “Aa kitaplar düşmüş.” diyerek olayı tanımlamanız, “Tamam, düştü, geçti.” diyebilmeniz, sınıftaki ilişkilerin, rutinin devam ettiğini görmeniz sakinleşmenize yardımcı olur. “Bu sınıfta yere bir daha asla kitap düşmeyecek.” denmesi rahatlatıcı olabilse de, gerçekçi olmayabilir. Dolayısıyla “Merak etmeyin, bizim okulda böyle şeyler olmaz.” gibi öngörülmesi mümkün olmayan ifadelerden kaçınmak gerekir.
Örneğin, “Şu an buradayız, birlikteyiz.” gibi “şimdi, burada”ya odaklanan cümleler, konuşma, paylaşma, yardımlaşma gibi duygusal güvenliği destekleyen mesajlar, ilk müdahaleler açısından yeterlidir. Bu mesajların gerektikçe yinelenmesi önemli olur.
- Umudu hatırlamak, dayanışma ve güçlenme sağlar.
Tüm bu konuşmaların umutlu bir yere bağlanması önemlidir. Bu tür olayların bir daha yaşanmaması için neler yapılabileceğini çocuklara sormak, tartışmak, birlikte öneriler geliştirmek, gerçekçi ve anlamlı hedefler belirlemek güçlendirir. Tüm bunları hayata geçirmek için planlama yapmak, hali hazırda yaptıklarınızı geliştirmek herkes için iyileştirici adımlardır. Birlikte gösterilen aktif çaba ve hareket çocukların etkili, kontrolde hissetmelerini destekleyebilir, yalnızlık, çaresizlik gibi hislerini azaltabilir. Bu planların mükemmel, eksiksiz olması, hemen bugün tamamlanması gerekmez. Ama hedefleri, başlama niyetini ortaya koymak, geliştirmek, sürdürmek, takip etmek değerlidir. Çocuklarla şiddetin suç olduğunu konuşmak, sınıf içinde günlük dilde şiddeti tekrar üretmemek, onay, sınır, rıza gibi kavramları tartışmaya açmak güvenli bir yol haritası sağlar. Diğer yandan kapsayıcılığı, olumlu davranışları takdir etmek, takım olmak, iletişim, duygu düzenleme, çatışma çözme becerilerinin güçlenmesi için çalışmalar yapmak, daha önce başarılan, birlikte çözülen sorunları hatırlatmak gibi pek çok fikir ele alınabilir. Çocuklara dayanışma ve paylaşım ruhu için de umut vermek gerekir.
Örneğin, “Böyle durumlarda herkes desteğe ihtiyaç duyar ve herkesin destek verebilme gücü, becerisi vardır. Yani hepinize ihtiyacımız var. Birine destek olmak, bir sorunu birlikte çözmek, hem kendimizi, hem arkadaşlarımızı, sınıfımızı, okulumuzu korumak anlamına gelir. Unutmayın hepimizin korunma, güven içinde yaşama hakkı ve bunları sağlama sorumluluğu var. Birlikte başarabiliriz çünkü daha önce de yaptık.” diyebilirsiniz.
- Birçok seçeneği birlikte kullanmak esneklik sağlar.
Bu süreçte, konuşmak, konuşmamak, sonra konuşmak, küçük grupta konuşmak, bire bir konuşmak gibi seçeneklerin açık olduğunu vurgulamanız çocuklara iyi gelebilir. Sadece sohbet üzerinden değil, oyun, resim, yazı gibi farklı etkinliklerle bu konunun anlamlandırılmasını destekleyebilirsiniz.
Özetle, bu tür şiddet olaylarının ardından ilk müdahalelerin oldukça kısa, net ve amaca yönelik yapılması gerekir. İlk müdahalelerin ardından, gözlem ve takip süreçlerinin sürdürülmesi önemlidir. Zaman içinde çocukların yoğun duygularının azalması, sakinleşmeleri, günlük rutinlerine dönmeleri beklenir. İlerleyen haftalarda devam eden huzursuzluk, içe kapanma, ağlama ya da öfke krizleri, tıbbi olarak nedeni bulunamayan ağrılar, çarpıntılar, hafıza sorunları, okula sık sık geç kalma gibi belirgin değişimler ile ilgili okulun rehberlik birimini haberdar etmek ve iş birliği içinde çalışmak önemli olur.
Hayat zaman zaman zor, karmaşık, belirsiz hatta acımasız olabilir. Bu süreçte, çocukların duygusal bakımına göstereceğiniz özeni, kendinize de vermeyi, yakın hissettiğiniz, aklına güvendiğiniz insanlarla temasta kalmayı, yardım istemeyi, dayanışmayı unutmamanızı hatırlatırız. Dayanışmanın ve birlikte hareket etmenin olumlu katkı sağladığı deneyimleri hatırlamak size ve öğrencilerinize güç verecektir.